17 Ocak 2013 Perşembe

Ölümü hak eden Kadınlar!!!


Geçenlerde kadına şiddetin alenen savunuculuğunu yaptığı yazısında Ali Bulaç; “Liberal kapitalist piyasa ise kadını farklı çerçevede evin dışına çıkmaya zorluyor; anneliği ve ev hanımlığını itibarsızlaştırıyor; pozitif ayrımcılıkla kadın yuva kurmuyor; erkekler bu şekilde kışkırtılmış kadınlarla evlenmek istemiyor; sonuçta olan yine kadına oluyor. Erkeğin fıtrî rolünü kaybetmesi onu kadına karşı acımasız şiddete, vahşi cinayetlere sürüklüyor. Madem bizim kadınlar da bu modern tecrübeyi yaşamakta çok kararlı, yemekte oldukları “acı meyve”nin sonucunu beklemekten başka çare yok.” gibi, aklı selim hiçbir insanın söyleyip düşünemeyeceği sözler yazmıştır. Aile ve sosyal politikalar bakanı Fatma Şahin başta olmak üzere köşe yazarlarının da çoğundan tepkiler yağmıştır.
Ali Bulaç aslında bu sözleriyle kendisini ve kendisi gibi düşünen çevresinin ne kadar tehlikeli olduğunun da belgesini sunmuştur kamuoyuna. Bu şekilde düşünen bir insanın, söz konusu duruma düştüğünde de ne yapacağını kestirebilmek hiçte zor değil. Bir cinsin diğeri üzerindeki üstünlüğüne her zaman karşı olmamla beraber; yazdığınız şu yazıda, erkeklere sunduğunuz “mağdur katil” rolünden sonra feministlere de hak vermemek elde değil.

Sizce, Güldünya Tören’nin, Ayşe Paşalı’nın, Medine Nemi’nin, Seher Haşimoğlu’nun, Derya Demiral’ın suçları neydi? Hemen açıklayayım;
GÜLDÜNYA TÖREN:Bitlis'te yasak ilişkisi olduğu gerekçesiyle aile meclisi tarafından öldürülme karaı verilen Güldünya 2004 yılında İstanbul'da kardeşi tarafından sokakta vuruldu. Yaralı olarak hastaneye kaldırılan Güldünya hastanede başına iki kurşun sıkılarak öldürüldü.
MEDİNE MEMİ:Adıyaman’ın Kahta İlçesinde genç kız erkeklerle telefonda görüşüyor diye babası ve dedesi tarafından diri diri toprağa gömüldü.
AYŞE PAŞALI:Koruma istediği halde devletin koruyamadığı ve sonunda eski kocası tarafından öldürülen kadınların simgesi oldu Ayşe Paşalı. Tüm Türkiye onu yüzü gözü mosmor fotoğrafıyla tanıdı.
Kocası öldüresiye dövdü yetmedi. Mahkemede eşimi çok seviyorum dediği için vicdanlı hakim tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı! Kocası dövmeye devam etti, eve gelen polisin yanında hadi sıkıysa şikayet et dedi, sesini çıkaramadı. Çift daha sonra boşandı. Eski eş Ayşe Paşalı'yı bıçak zoruyla kaçırdı, öldürmekle tehdit etti. Ayşe Paşalı, savcılığa başvurdu, hayatım tehlikede dedi, Savcılık eski eşi gözaltına almadı. Paşalı mahkemeye başvurdu, koruma talep etti, verilmedi. Paşalı, sana ilk kızının doğduğu gün zarar vereceğim diyen eski kocası tarafından kızının doğum gününde 10 bıçak darbesi ile öldürüldü.
SEHER HAŞİMOĞLU: Diyarbakır Hazro İlçesi’nde yaşayan dört çocuk annesi Seher Haşimoğlu, koca dayağından kaçıp devlete sığındı. Ancak yerleştiği sığınma evinden daha sonra “kendi isteğiyle ayrıldığı” belirtilen Seher, aile meclisinin kararıyla kocası Veysi Haşimoğlu tarafından öldürüldü.
DERYA DEMİRAL: Derya Demiral 6 aylık hamileydi. Kendisine yeni bir elbise aldığı için İstanbul Gaziosmanpaşa’da birlikte yaşadığı işsiz sevgilisi tarafından dövülerek öldürüldü.
(Alıntı: Haber7)
 
Günümüz medeniyetinde bebek katillerine, tecavüzcülere,  onlarca kişiyi tarayıp öldürene bile ölüm cezası verilmez iken soruyorum size; bu kadınların, böylesine vahşice ölümlerine sebep olacak suçları neydi?!!!
17.01.2013


Hiç yorum yok: